EGEDESONSÖZ – CHP Genel Sekreteri Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, eski CHP İzmir Milletvekili ve gazeteci Mustafa Balbay’ın CHP’nin kapatılması üzerinden yaptığı değerlendirmelere tepki gösterdi. Nalbantoğlu, CHP’nin kapatılmasını “çözüm” ya da “yeni bir yolun başlangıcı” olarak tarif etmenin kabul edilemez olduğunu belirterek, Balbay’a siyasi geçmişini hatırlattı.
Mustafa Balbay, 5 Eylül’de TV100’de katıldığı programda CHP’nin kapatılması ihtimali üzerinden yaptığı değerlendirmede, böyle bir durumda herkesin oturup “yepyeni bir yol” tutabileceğini ve ortak bir siyasi akıl oluşturabileceğini söyledi. Balbay’ın sözleri CHP yönetiminin tepkisini çekti.
Balbay “”Hiç dilemiyorum tabii ki, CHP kapatılsa herkes bir araya gelir yeni bir planlama yapılırdı” ifadelerini kullanmıştı.
Nalbantoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Balbay’a yönelik sert ifadeler kullandı. CHP Genel Sekreteri Nalbantoğlu, CHP’nin kapatılmasının “çözüm” ya da “yeni bir yolun başlangıcı” olarak sunulmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, “Hele ki bir dönem bu partinin çatısı altında milletvekilliği yapmış, ardından Genel Başkanlığına aday olmuş bir isim tarafından dile getiriliyorsa, kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılmasını bir “çözüm” ya da “yeni bir yolun başlangıcı” olarak tarif etmek, hele ki bir dönem bu partinin çatısı altında milletvekilliği yapmış, ardından Genel Başkanlığına aday olmuş bir isim tarafından dile getiriliyorsa, kabul edilebilir değildir.
Sayın Mustafa Balbay’ın bilmesi gereken şudur: Cumhuriyet Halk Partisi, şartlara göre açılıp kapanacak bir siyasi tabela değil; Kurtuluş’tan Kuruluş’a uzanan tarihsel bir iradenin, Cumhuriyet’in ve halk egemenliğinin siyasal taşıyıcısıdır.
Dün milletvekili olmak için kapısını çaldığınız, rozetini taşıdığınız, kürsüsünden konuştuğunuz; bununla da yetinmeyip Genel Başkanlığına talip olduğunuz bir partinin bugün kapatılmasını temenni edecek noktaya gelmek, fikir değiştirmekle açıklanabilecek bir durum değildir. Bu, insanın kendi siyasi geçmişiyle arasına mesafe koymasının ötesinde, o geçmişe karşı açık bir vefasızlıktır. Siyasi hayatınızın önemli bir bölümünü borçlu olduğunuz bir partinin yokluğundan kendinize “yeni bir yol” çıkarmaya çalışmak ise CHP’den çok, bunu söyleyen kişinin siyasal tutarlılığı ve hafızası hakkında fikir verir.
12 Eylül darbecileri bu partinin kapısına kilit vurduklarında CHP’nin tarihini de sona erdirebileceklerini sandılar. Yanıldılar. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin varlığı bir binaya, bir tabelaya ya da kişilere değil; bu ülkenin tarihine ve halkın iradesine dayanır.
CHP elbette tartışır, eleştirir, değişir ve yenilenir. Ancak CHP’nin geleceğini, CHP’nin ortadan kaldırılması üzerine kurulan senaryolarda aramak ne siyasi akılla ne de bu partinin tarihine duyulan sorumlulukla bağdaşır.
103 yıldır olduğu gibi bugün de buradayız.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapatmayı düşleyenler, tarihe dönüp aynı şeyi daha önce deneyenlerin nerede, CHP’nin ise bugün nerede olduğuna bakmalıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi dün vardı, bugün var; Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesi sürdükçe yarın da var olacaktır.






