theme-sticky-logo-alt
İsrail kulislerini sarsan soru! 'Türkiye'nin yanındaki güç' itirafı: 'Neden korkmalıyız?'
Ekim 7, 2026
2 Görünümler

İsrail kulislerini sarsan soru! ‘Türkiye’nin yanındaki güç’ itirafı: ‘Neden korkmalıyız?’

MİLLİYET.COM.TR / Orta Doğu’da dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir gelişme İsrail basınının gündeminde.Tel Aviv merkezli Kanal 14’te İsrailli siyasi yorumcu Tamir Morag’ın kaleme aldığı analiz, “Neden korkmalıyız?” sorusunu merkeze alırken, asıl dikkat çekici tablonun bugün yaşananlardan çok yarının olası senaryolarında ortaya çıkabileceğine işaret edildi. ‘KİMİN YANINDAN DEVREYE GİRECEK?’ Analizin odağında Ankara, İslamabad ve Riyad arasında şekillenen... daha fazla oku

MİLLİYET.COM.TR / Orta Doğu’da dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir gelişme İsrail basınının gündeminde.Tel Aviv merkezli Kanal 14’te İsrailli siyasi yorumcu Tamir Morag’ın kaleme aldığı analiz, “Neden korkmalıyız?” sorusunu merkeze alırken, asıl dikkat çekici tablonun bugün yaşananlardan çok yarının olası senaryolarında ortaya çıkabileceğine işaret edildi.

‘KİMİN YANINDAN DEVREYE GİRECEK?’

Analizin odağında Ankara, İslamabad ve Riyad arasında şekillenen yeni üçlü savunma hattı yer aldı. Suudi Arabistan’ın Husilere karşı mücadelesi kapsamında atılan son adımlar ilk bakışta belirli bir çatışmaya yönelik askeri destek olarak görülse de İsrailli yorumcu, ortaya çıkan tablonun bundan çok daha geniş sonuçları olabileceğini iddia etti.

Morag “Çünkü bu kez yalnızca bir anlaşmadan söz edilmiyor. Mekke İttifakı’nın sahada karşılık bulmasıyla Türkiye ve Pakistan’ın askeri kapasitesinin Suudi Arabistan’ın savunmasına dahil edilmesi gündeme geliyor. İsrail açısından asıl soru da tam bu noktada ortaya çıkıyor: Bugün Suudi Arabistan için kurulan bu mekanizma, yarın başka bir kriz yaşandığında kimin yanında devreye girecek?” dedi.

İlginizi Çekebilir

‘HESABA KATILMALI’

İsrailli yorumcu ayrıca “Üstelik söz konusu ülke Türkiye olduğunda İsrail’in hesaba katması gereken yalnızca bölgesel konum değil. Türkiye, NATO ittifakının ikinci büyük ordusuna sahip, bununla birlikte Ankara savunma sanayisinde de hız kesmeden ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘ARTIK SADECE BİR İHTİMAL DEĞİL’

Öte yandan Morag, Türkiye ile İsrail arasında yaşanabilecek olası askeri sürtüşmenin son dönemde Tel Aviv kulislerindeki siyasi ve güvenlik çevrelerinde tartışıldığını ve artık yalnızca teorik bir ihtimal olarak görülmediğini belirtti.

İsrailli yorumcuya göre kritik nokta ise Mekke İttifakı’nın yalnızca siyasi bir açıklama olarak kalmaması.

Morag “Ankara, Riyad ve İslamabad arasındaki savunma iş birliği somut askeri adımlara dönüştükçe İsrail açısından yeni bir ihtimal de masaya geliyor: Türkiye’nin dahil olduğu olası bir bölgesel krizde Pakistan’ın da devreye girmesi” dedi.

Morag, böyle bir senaryonun göz ardı edilemeyeceğini savunurken “Yani İsrail’in karşısındaki tablo yalnızca Türkiye’nin askeri gücüyle sınırlı değil. Türkiye’nin yanında yer alabilecek yeni bir savunma hattının oluşturduğu güç” ifadelerini kullandı.

Ankara’nın askeri kapasitesinin artık yalnızca personel ve platform sayıları üzerinden okunmadığına dikkat çekilen analizde “Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2025’te 10 milyar doları aşarken, Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre ülkedeki savunma projelerinin sayısı 1.400’ün üzerine çıktı” denildi.

‘TÜRKİYE’NİN YANINDAKİ GÜÇ’

Analizin dikkat çeken bölümlerinden biri de Pakistan’a ayrılan bölüm oldu. Morag, Pakistan’ı ciddi bir askeri güç olarak tanımlarken, ülkenin operasyonel nükleer silahlara sahip tek Müslüman güç olduğunu vurguladı.

İsrailli yorumcu ayrıca Pakistan’ın geçen yıl mayıs ayında Hindistan’la yaşadığı çatışmalarda birçok karşılaşmada üstünlük sağladığını öne sürdü.

Morag “Tartışılan ihtimal yalnızca Ankara ile yaşanabilecek olası bir gerilim değil. Türkiye’nin yanında İslamabad’ın da yer alabileceği bir denklem. Hiç şüphesiz herhangi bir gerilimde Türkiye’ye destek olacaklardır” dedi.

‘YAKINDAN TAKİP ETMELİYİZ’

Morag, Türkiye ile İsrail arasında askeri bir çatışmanın hala uzak bir ihtimal olduğunu belirtti. Pakistan’la yaşanabilecek doğrudan bir çatışmayı ise daha da uzak bir senaryo olarak değerlendirdi.

Fakat İsrailli yorumcu, ihtimalin uzak olmasının yeni oluşan eksenin göz ardı edilmesi anlamına gelmediğini savunarak “Aksine İsrail, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki gelişmeleri yakından takip etmeli ve buna karşı kendi bölgesel ittifakını oluşturmalıdır” dedi.

‘MESELE BUGÜN DEĞİL, YARIN’

Son olarak Mekke İttifakı’nın 7 Ağustos’ta imzalanan Ortak Savunma Anlaşması ile resmiyet kazanmasının ardından, ekim ayında Suudi Arabistan’a yönelik tehditler karşısında kolektif savunma mekanizmasının işletilmesi için somut adımlar atıldığını hatırlatan Morag “Anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı kabul edilmesini öngörüyor. Son gelişmeyle birlikte Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’ın savunmasına askeri kapasiteyle destek vermesi de ittifakın sahadaki karşılığını göstermesi açısından önem taşıyor. Peki ‘Neden korkmalıyız? Mesele bugün değil, yarın. Daha uzun vadeli bir hesap. Ve İsrail’in hesabına göre asıl belirsizlik de tam burada başlıyor” dedi.

Mekke İttifakı ilk sınavını verdi
Fransa’de liselilerin eyleminde yeni perde | Öğretmen ve veliler sokağa indi

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://menemenilkhaber.com.tr 250 0 1